|
|
Fotoğrafçı; yalnızlık kavramından yola çıkarak boşluk duygusu; kişinin kendisini dünyadan kopmuş hissetmesi; depresyon hali; dışlanma, güvensizlik, terk edilme umutsuzluk, anlamsızlık gibi alt başlıklarla kavramın özündeki; kişinin kimi zaman bilinçli olarak; kimi zamansa yaşadığı sosyal çevre ile uyum sağlayamaması sonucu oluşan yalnız kalma duygusunu aktarmaya çalışırken; özellikle fotoğraflarındaki katmanlar ve bu katmanların oluşturduğu yığınlar ile dikkati çekiyor. Yaşamı oluşturan tüm katmanlar ve farklılıklar gibi Özlem KADAKALOĞLU’ nun fotoğraflarında da katmanlar ve farklılıklar arasında özne - kişi- ile yüklem –yalnızlaşmak- arasında ki dengeyi çok iyi kurmuş olduğunu görüyoruz. Öncelikle fotoğrafların teknik olarak katmanlar arasındaki ilişkiler den yola çıkarak üretildiği düşünüldüğünde yaşam boyu sosyal çevre ve yaşamın anlamlandırma çabasına rağmen; insanların çoğu zaman yaşadıkları yalnızlık duygusunun kişi üzerindeki etkilerini gözlemlemeye yönelik çalışmaların ortak noktası , sosyal çevreden uzak; ve mekansal olarak sadeliğin içerisindeki, iz düşümlerini göre biliyoruz. Mekanlarda yalnız bireyin durağan halleri ile; aslında kitsch özellikler göstermeye çok yatkın bu halleri irdelendiğinde duygu birikimleri bakımından özünden uzaklaşan yalnızlık kavramını aktara bilmek fotoğrafik açıdan bu kadar zor iken; yukarda da bahsedildiği gibi katmanlar arasında ki, uyumlu gelişme ile fotoğraflar konuşan görsellere dönüşmüş durumdadır. Fotoğraflar ister tek tek; ister bir bütün olarak incelendiğinde de aynı duygu ve aynı fotoğraf okumalarına izin vermektedir. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


































